Görüntüleme: 0 Yazar: Site Editörü Yayınlanma Tarihi: 2025-06-03 Kaynak: Alan
İşte teknik makalenin İngilizce çevirisi:
Yeni Hidrolik Pompalarda 'Basınç Oluşturma veya Yağ Dağıtımı Başarısızlığı': Sistemde Çoğunlukla 'Yanlış Arızalar'
Hidrolik sistemin devreye alınması sırasında 'yeni bir hidrolik pompanın basınç oluşturamaması veya yağı dağıtamaması' olgusu alışılmadık bir durum değildir. Bu durumla karşılaştığında çoğu kullanıcının ilk tepkisi genellikle şöyle olur: 'Pompa mı bozuk?' veya 'Bu pompa mı arızalı?' Gerçekte, bu 'arıza' çoğunlukla pompanın kendisindeki kalite sorunundan *değildir*; daha ziyade sistem kurulumu veya devreye alma sırasında meydana gelen yaygın ancak kolayca gözden kaçan birkaç 'yanlış hatadan' kaynaklanır.
Hidrolik mühendisleri olarak sistem perspektifinden sistematik olarak sorun giderme yeteneğine sahip olmalıyız. Aşağıdaki dört temel nokta, basınç oluşturmayacak yeni bir pompayla karşılaştığında her uygulayıcının ilk önce **görmesi gereken** temel unsurlardır:
Bu basit gibi görünse de aslında en sık gözden kaçan temel nedenlerden biridir.
Hidrolik pompaların büyük çoğunluğunun belirli dönüş yönü gereksinimleri vardır (saat yönünde veya saat yönünün tersine). Kurulum sırasında motor faz sırasının yanlış bağlanması, pompanın geriye doğru dönmesine neden olacak ve etkili bir şekilde yağ çekmesini engelleyecektir.
Ters dönüş yalnızca basınç oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda pompanın dahili hasar görmesine de neden olabilir. Bu nedenle **yeni bir pompayı başlatmadan önce her zaman motor dönüş yönünün pompa gövdesindeki okla eşleştiğinden emin olun.** Yalnızca doğru olduğunu onayladıktan sonra teste devam edin.
Hidrolik pompalar 'yağ emememekten' korkarlar ama 'hava emmekten' daha da fazla korkarlar.
Uygulamada emme hattı sorunları da pompaların basınç oluşturamamasının yaygın bir nedenidir. Yaygın sorunlar şunları içerir:
Havayı çeken küçük boşluklar oluşturan gevşek emme hortumu bağlantıları;
Vakum altında sızıntılara yol açan zayıf sızdırmaz borular;
Yağ akışını kısıtlayan tıkanmış veya kirlenmiş emme süzgeçleri/süzgeçleri;
Emiş direncini artıran, çapı küçük veya aşırı uzun olan emme hatları.
Bu sorunlar, pompanın 'kavitasyona' uğramasına veya 'kuru çalışmasına' neden olarak pompa boşluğunu hava kabarcıklarıyla doldurur. Bu, basınç oluşumunu önler ve ayrıca kavitasyon hasarına ve aşınmaya neden olabilir.
Hidrolik yağın viskozitesi ve sıcaklığı, pompanın emme verimini ve ilk çalışma durumunu doğrudan etkiler. Özellikle kışın soğuk çalıştırmalarda aşırı yüksek viskoziteye sahip yağ kullanılırsa düşük sıcaklıklarda sıvı kalınlaşır. Bu, pompanın emme direncini büyük ölçüde artırır ve potansiyel olarak pompanın yeterli vakum oluşturmasını engeller. Sistemde yağ dağıtımı yapılmaması ve basınç artışı olmaması belirtileri görülecektir.
Sistemi çalıştırmadan önce standart düşük sıcaklık hidrolik yağı kullanılması ve soğuk ortamlarda yağ sıcaklığının uygun aralığa getirilmesi için ön ısıtma işleminin uygulanması tavsiye edilir.
Yeni bir pompa monte edildikten sonra sistemin tahliye vanası veya basınç ayar vanası doğru ayarlanmazsa, basınçsız yağ akışı yanılsaması yaratılabilir.
Örneğin:
Tahliye valfi ayarı çok düşükse, pompa yağı ilettiği anda yağ doğrudan tanka geri boşaltılacaktır. Basınç göstergesi sıfırı okuyacak ve sistem doğal olarak basınç oluşturamayacaktır.
Bu nedenle, ilk devreye alma sırasında aşağıdakileri kontrol edin:
Tahliye vanasının gerekli çalışma basıncına doğru şekilde ayarlanıp ayarlanmadığı;
Sistemde yağın yükü atlamasına neden olan istenmeyen dahili sızıntı yollarının açık olup olmadığı.
Özetle, yeni bir hidrolik pompanın basınç oluşturamaması veya yağı dağıtamaması, ürünün kendisiyle ilgili bir sorun olması anlamına gelmez. Daha yaygın olarak bu 4 'yanlış hatadan' biridir:
1. Yanlış pompa dönüş yönü;
2. Emme hattında hava sızıntısı veya tıkanmalar;
3. Uygun olmayan yağ viskozitesi veya sıcaklığı;
4. Yanlış sistem basınç kontrol ayarları.
Bunun bir ekipman arızası olduğu sonucuna varmadan önce, bu dört hususu düzenli olarak kontrol etmek çok önemlidir. Bu, gereksiz iadelere, onarımlara ve hatta sistem hasarına yol açacak yanlış teşhisleri önler.